Kara Delik Marketing – yeni bir tür olarak literatüre çelme
İster küçük bir şirket olun ister büyük bir firma, başarıya giden yolun temel bileşenlerden birinin iyi düşünülmüş, doğru dürüst uygulanan pazarlama planında yattığını bilmek gerekiyor. İnanılmaz bir ürününüz ya da hizmetiniz olabilir. Tüketicinin sunduğunuz fırsatları doğal olarak kaçırmaması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. (Tabii bu sizin dünyanız olduğu için düşünmekte serbestsiniz.) Bu hikayede temel varsayım olarak ilgili yönetici kimsenin(karar alıcı) ortalama zekanın üstünde olduğunu göz önüne alırsak mutlaka bir PAZARLAMA Planı da vardır. Kendi planı da muhteşemdir. (Tabii yine; bu onun dünyası olduğu için muhteşem düşünceleriyle yaşamak serbesttir.)
Çok bilen KARAR ALICI ile GERÇEK dünya arasındaki ince ipte cambazlık yapan pazarlama profesyonellerinin KABUSU’na ben KARA DELİK MARKETİNG diyorum.
Kalkıştığınız iş her neyse; Pazarlama Planınızı “çok bilen KARAR ALICI” tek başına ve dikine dikine yaptıysa boşa zaman harcamanın keyifli dünyasına hoş geldiniz. Şimdi bu dünyanın bol para harcama bol tatmin olma ama hiç başarı üçgenindesiniz. Rahatlayın. Çekim kuvvetiyle sizi büyülemiş, EGOlarınızı parçık pörçük cilalayan bu şehvet dolu büyüleyici duygunun kaynağı yok edici bir kara deliğe doğru sürüklenmenizdendir.
Evet her haliyle bir GELİŞMEKTE olan PAZAR özelliğiyle TÜRKİYE;
Gelişmekte olan şirketleriyle,
Gelişmekte olan çalışanlarıyla,
Gelişmekte olan yönetici sınıfıyla, gelişmekte olan bir yönetim anlayışına sahip. Tersten baktığımızda GELİŞMEMİŞ, OTURMAMIŞ, OLMAMIŞ işler yapılıyor diyebilir miyiz?
Bence çoğunlukla evet.
Küçük ve orta ölçekli binlerce firmanın kurucuları, sahipleri ya da üst düzey yöneticileri hep “gelişmekte olanın” içindeler. Bunu kabul ederler mi, eder miyiz/misiniz ?
Ben ediyorum. Ettiğim için de kendime aşırı güvenmiyorum. Aşırı güvenmediğim için de destek arıyorum. Destek bulunca da DİNLİYORUM !
Pronected ekibi olarak iş planları, pazarlama stratejileri, finansal tablolar, gelecek öngörüleri ve trendleriyle hemen hemen her gün haşır neşiriz. Buna rağmen bolca hata yapıyoruz. Yani bolca DENEYİM kazanıyoruz. Bu makalenin konusu bu yüzden PAZARLAMA PLANI. Kara Delik Marketing diye bir uydurma kavram ortaya atmamın sebebi ise PİYASALARA olan kızgınlığımdan ileri geliyor. Pazarlama ve reklam dünyasında harcanan milyar dolarların bu kara delikte her köşe başında dans ederek kıvırtarak flörtleştiğini düşünüyorum. Çok yazık, daha iyisini hak ediyoruz. Para kazanmak yeni dünyada çok zor. Rekabet acımasız. Çöpe, boşa, havaya, uzaya karışan pazarlama bütçesini yeni dünyaya göre hazırlamak isteyenlere basit önerilerimiz ise aşağıda;
Şirketinizin iş planından bağımsız hareket eden bir pazarlama planı olamaz. İş planınız kısa ve uzun vadeli hedeflerinizi ortaya koyar. Bu hedeflerin başarısı ölçülebilir olmalı ve verilerle takip edilerek spesifik olarak değerlendirilebilmelidir.
Pazarlama Planı neyi kapsamalı ? KARA DELİKLERDEN KAÇIN !
1.) Ana Hedefinizi belirleyin: Temiz, net, anlaşılır bir hedef koyarak pazarlama planınıza başlamanızı tavsiye ederim. Bu düşünme ve tasarlama için biraz olsun zaman harcamak demek olsa da şirketinizin genel hedefleri ve amaçları açısından planınızın tutarlılığını ortaya koyacaktır. Gerçekten neyi başarmak istiyorsunuz? Bir bilişim projemizden örnek vererek anlatmak istiyorum. www.cantasitesi.com elektronik ticaret portalı kurduk. İş planımızı uzun vadeli olarak hazırladık ve planın ilk 6 ayında yatırım harcamalarında bekleme ön görülmüş. Çok düşük bir bütçeniz var. Önceliğimiz sitenin ziyaretçi sayısını arttırmak, google indexlemesinde ön sıralara yükselmek. Yani doğrudan satış rakamlarını hoplatmak ikincil önceliğimiz. Biz markanın(cantasitesi.com) bilinirliğini için çalışacağız.
İş planındaki 6 aylık bekleme dönemine paralel 6 aylık Pazarlama Planı oluşturacağız.
Ana HEDEF: Günlük tekil ziyaretçi sayısını 6 ay sonunda xxxxx yapmak.
Tebrikler ! Nur topu gibi ulaşılabilir, ölçülebilir, spesifik bir HEDEF’iniz doğdu. Allah analı babalı büyütsün.
2.) Ulaşmak istediğiniz hedef kitlenizi analiz edin: Derdinizi kime anlatacaksınız? Ürün veya hizmetinizle kimler ilgilenir. Bu insanlar ne yer ne içer, nerde kalır, nasıl yaşar…İlgisini çekmek istediğiniz bir kitle var. Bu kitlenin sonunda satın alma kararını da değiştirmek istiyorsunuz. Doğru hedef kitleniz bu durumda kimler olabilir? Sizden başka sektörler de bu hedef kitleye ulaşmaya çalışıyorsa bu durumları incelemeyi unutmayın. Rakipleriniz varsa durumlarını analiz etmekten çekinmeyin, veri toplamaya çalışın. Genel ekonomik koşullar bu hedef kitlenizi pozitif yada negatif etkileyebilir mi?
3.) Pazarlama stratejinize uygun planınızı adım adım yazın: Çok büyük şirketler düzenli aralıklarla bitmek bilmeyen reklamlarıyla hayatımızın bir parçası olurlar. Bu ürünlerde veya hizmetlerde kampanyalar hep vardır. Hep avantaj sunarlar. Avantajlar sıradanlaşmıştır ama hedef kitlenin ilgisi ayakta tutulduğu sürece harcanan bu emekler boşuna değildir. Araştırma şirketleri de bu planların başında ve sonunda ölçümleme yapar, raporlar. Satış rakamları herkesi tatmin eder, işler tıkırındadır. Ama siz böyle yapmayın!
Birincisi paranızın kıymetini bilin. Herkes gibi yapmayın. Her türlü alternatifi değerlendirin ve bütçenize göre en efektif yöntemleri uygulayın. Bilişim dünyası pazarlamanın önüne yeni trendler kazandırmıştır. Müşterinize içerik sunduğunuz ve doğru iletişim stratejileri uyguladığınız noktada büyümenin engeli yoktur. Ayrıca tanıtımınızı kestiğiniz zaman unutulma riskiniz de olmaz. İhtiyacınız olan bol bol düşünmek, düşündürmek ve yaratıcılığın gücüne inanmaktır. Nasıl başlayacaksınız…yöntem başlıklarına göre faaliyetlerinizi yazın.
4.) Faaliyetlerin sonuçlarını ve zaman planını hesaplayın: Genelde planınız en az altı aydan bir yıla kadar ki bir dönemi kapsayacaktır. Planınızdaki faaliyetlerin her birini zamanlamış olmanız gerekir. Her ay dönüp uygulamalarınızı değerlendirmeniz ve durum kontrolü yapmanızı öneririm. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı değerlendirdiğinizde bulunduğunuz noktadan ileriye revizyonlar yapabilirsiniz. Karar verdiğiniz adımları atmış mısınız? Planınızda değişiklik yapmanız gerekir mi? Değişen durumlar var mı? Raporlarınız tatmin edici mi? Tüm bu soruları başarı kriteri gibi düşünüp dürüstçe cevaplamalısınız. Planın işletmenize geri dönüşümü yoksa yeniden planlamaya üşenmeyin.