Lady Gaga’yı niye burda paylaştım ?

Yorum yapın

Kategorisi Marketing

Animasyonun kendisi bile inovasyon neymişe bir cevap gibi…

Yorum yapın

Kategorisi Marketing

Ramazan’ın Vazgeçilmesi ! Yersen ?


Toplu taşıma araçlarını kullanarak işe gidip gelen biri olarak sıkıcı yolculukları zevki hala getirmenin yolunu çözmüş durumdayım. Gözlem duyargaçlarımı aktive ederek, sağı solu kollayarak, yorum yaparak, teoriler oluşturarak bir bakmışsınız son durak. Eğlenceli, öğretici, şaşırtıcı kısa yolculuklar yaşıyorum hergün. Eğer arabanız var ve uzun süredir de toplu taşıma araçlarını kullanmadıysanız sırf zevk için ya da şöyle diyeyim işiniz pazarlama, reklam, satış, insan bilimi, siyaset vs. ile ilişkiliyse affedersiniz ama kıçınızı bi kaldırıp bu deneyime bırakmalısınız kendinizi. Ben hergün Feneryolu’ndan Kuzguncuk’a 6 vesayit giden biriyim. Ama asıl önemlisi kullandığım araçlar. Eve dönüş yolunu geldiğim gibi dönmek olarak yapmadığım için otobüs, dolmuş, minibüs, metrobüs ve treni bir günde yaşayabiliyorum.

Bu yazının konusu da bu yolculuklardan birinde gördüğüm reklam çalışması hakkında; Geçen haftalarda metrobüslerin içinde ve duraklardaki raketlerde gördüğüm FELAKET işin görselini yazının başına koydum zati. Bu ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal durumu ve bu durumun süre gelen dönüşüm hikayesini öyle bir özetledi ki bana…bir “yokolan” hikayesi daha…tabii bu hikayede bir numara yok olan; Türk pirinci !

Bu memlekette yaşayan bir kişiye sorsalar Ramazan’ın vazgeçilmesi sizce nedir diye ? Ne cevaplar verilirdi acaba. Ben bu soruyu kendime sordum ve ilk aklıma gelen 5 şeyi yazıyorum buraya;

1.Güllaç

2.Trafik

3.Ramazan pidesi

4.İftar davetleri

5.Bayram

Alternatif cevaplar; teravih namazı, sofrada hurma, pastırma, TV’deki din programları, içki içmeme, ramazan topu, sahur sohbetleri vs. vs. olabilir…

Bizim memleketin dahi reklam/pazarlama bıdıklarına göre ise bunun cevabı  USA CALROSE PİRİNCİ !

Son yıllarda kendini bilmez bir hırçınlık içindeyiz, dünyayı yerinden oynatan, büyüme rekorları kıran, açılım profesyoneli olan, zenginleşmemizle gurur duyan bir haldeyiz. Eyvallah da bu millet hiç bu kadar APTAL yerine konmuş muydu yahuu ! Yakın tarihimiz SATIŞLARLA dolu. Gelecek ise Amerikan pirincinin VAZGEÇİLEMEZ yükselişiyle yeni satışlara gebe gözüküyor. Ben çok klasik bir tabirle ve kutsal Ramazan ayında bu memleketi pirinç ithal edecek duruma düşürenleri, bu GERİ zeka ürünü reklam afişini yapan pazarlama dahililerini ve sofrasından YU ES EY KALROZ AMERİGAN pirincini eksik etmeyenleri ALLAH’a havale ediyorum.

Yorum yapın

Kategorisi Marketing

Kara Delik Marketing

Kara Delik Marketing – yeni bir tür olarak literatüre çelme

İster küçük bir şirket olun ister büyük bir firma, başarıya giden yolun temel bileşenlerden birinin iyi düşünülmüş, doğru dürüst uygulanan pazarlama planında yattığını bilmek gerekiyor. İnanılmaz bir ürününüz ya da hizmetiniz olabilir. Tüketicinin sunduğunuz fırsatları doğal olarak kaçırmaması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. (Tabii bu sizin dünyanız olduğu için düşünmekte serbestsiniz.) Bu hikayede temel varsayım olarak ilgili yönetici kimsenin(karar alıcı) ortalama zekanın üstünde olduğunu göz önüne alırsak mutlaka bir PAZARLAMA Planı da vardır. Kendi planı da muhteşemdir. (Tabii yine; bu onun dünyası olduğu için muhteşem düşünceleriyle yaşamak serbesttir.)

Çok bilen KARAR ALICI ile GERÇEK dünya arasındaki ince ipte cambazlık yapan pazarlama profesyonellerinin KABUSU’na ben KARA DELİK MARKETİNG diyorum.

Kalkıştığınız iş her neyse; Pazarlama Planınızı “çok bilen KARAR ALICI” tek başına ve dikine dikine yaptıysa boşa zaman harcamanın keyifli dünyasına hoş geldiniz. Şimdi bu dünyanın bol para harcama bol tatmin olma ama hiç başarı üçgenindesiniz. Rahatlayın. Çekim kuvvetiyle sizi büyülemiş, EGOlarınızı parçık pörçük cilalayan bu şehvet dolu büyüleyici duygunun kaynağı yok edici bir kara deliğe doğru sürüklenmenizdendir.

Evet her haliyle bir GELİŞMEKTE olan PAZAR özelliğiyle TÜRKİYE;

Gelişmekte olan şirketleriyle,

Gelişmekte olan çalışanlarıyla,

Gelişmekte olan yönetici sınıfıyla, gelişmekte olan bir yönetim anlayışına sahip. Tersten baktığımızda GELİŞMEMİŞ, OTURMAMIŞ, OLMAMIŞ işler yapılıyor diyebilir miyiz?

Bence çoğunlukla evet.

Küçük ve orta ölçekli binlerce firmanın kurucuları, sahipleri ya da üst düzey yöneticileri hep “gelişmekte olanın” içindeler. Bunu kabul ederler mi, eder miyiz/misiniz ?

Ben ediyorum. Ettiğim için de kendime aşırı güvenmiyorum. Aşırı güvenmediğim için de destek arıyorum. Destek bulunca da DİNLİYORUM !

Pronected ekibi olarak iş planları, pazarlama stratejileri, finansal tablolar, gelecek öngörüleri ve trendleriyle hemen hemen her gün haşır neşiriz. Buna rağmen bolca hata yapıyoruz. Yani bolca DENEYİM kazanıyoruz. Bu makalenin konusu bu yüzden PAZARLAMA PLANI. Kara Delik Marketing diye bir uydurma kavram ortaya atmamın sebebi ise PİYASALARA olan kızgınlığımdan ileri geliyor. Pazarlama ve reklam dünyasında harcanan milyar dolarların bu kara delikte her köşe başında dans ederek kıvırtarak flörtleştiğini düşünüyorum. Çok yazık, daha iyisini hak ediyoruz. Para kazanmak yeni dünyada çok zor. Rekabet acımasız. Çöpe, boşa, havaya, uzaya karışan pazarlama bütçesini yeni dünyaya göre hazırlamak isteyenlere basit önerilerimiz ise aşağıda;

Şirketinizin iş planından bağımsız hareket eden bir pazarlama planı olamaz. İş planınız kısa ve uzun vadeli hedeflerinizi ortaya koyar. Bu hedeflerin başarısı ölçülebilir olmalı ve verilerle takip edilerek spesifik olarak değerlendirilebilmelidir.

Pazarlama Planı neyi kapsamalı ? KARA DELİKLERDEN KAÇIN !

1.) Ana Hedefinizi belirleyin: Temiz, net, anlaşılır bir hedef koyarak pazarlama planınıza başlamanızı tavsiye ederim. Bu düşünme ve tasarlama için biraz olsun zaman harcamak demek olsa da şirketinizin genel hedefleri ve amaçları açısından planınızın tutarlılığını ortaya koyacaktır. Gerçekten neyi başarmak istiyorsunuz? Bir bilişim projemizden örnek vererek anlatmak istiyorum. www.cantasitesi.com elektronik ticaret portalı kurduk. İş planımızı uzun vadeli olarak hazırladık ve planın ilk 6 ayında yatırım harcamalarında bekleme ön görülmüş. Çok düşük bir bütçeniz var. Önceliğimiz sitenin ziyaretçi sayısını arttırmak, google indexlemesinde ön sıralara yükselmek. Yani doğrudan satış rakamlarını hoplatmak ikincil önceliğimiz. Biz markanın(cantasitesi.com) bilinirliğini için çalışacağız.

İş planındaki 6 aylık bekleme dönemine paralel 6 aylık Pazarlama Planı oluşturacağız.

Ana HEDEF: Günlük tekil ziyaretçi sayısını 6 ay sonunda xxxxx yapmak.

Tebrikler ! Nur topu gibi ulaşılabilir, ölçülebilir, spesifik bir HEDEF’iniz doğdu. Allah analı babalı büyütsün.

2.) Ulaşmak istediğiniz hedef kitlenizi analiz edin: Derdinizi kime anlatacaksınız? Ürün veya hizmetinizle kimler ilgilenir. Bu insanlar ne yer ne içer, nerde kalır, nasıl yaşar…İlgisini çekmek istediğiniz bir kitle var. Bu kitlenin sonunda satın alma kararını da değiştirmek istiyorsunuz. Doğru hedef kitleniz bu durumda kimler olabilir? Sizden başka sektörler de bu hedef kitleye ulaşmaya çalışıyorsa bu durumları incelemeyi unutmayın. Rakipleriniz varsa durumlarını analiz etmekten çekinmeyin, veri toplamaya çalışın. Genel ekonomik koşullar bu hedef kitlenizi pozitif yada negatif etkileyebilir mi?

3.) Pazarlama stratejinize uygun planınızı adım adım yazın: Çok büyük şirketler düzenli aralıklarla bitmek bilmeyen reklamlarıyla hayatımızın bir parçası olurlar. Bu ürünlerde veya hizmetlerde kampanyalar hep vardır. Hep avantaj sunarlar. Avantajlar sıradanlaşmıştır ama hedef kitlenin ilgisi ayakta tutulduğu sürece harcanan bu emekler boşuna değildir. Araştırma şirketleri de bu planların başında ve sonunda ölçümleme yapar, raporlar. Satış rakamları herkesi tatmin eder, işler tıkırındadır. Ama siz böyle yapmayın!

Birincisi paranızın kıymetini bilin. Herkes gibi yapmayın. Her türlü alternatifi değerlendirin ve bütçenize göre en efektif yöntemleri uygulayın. Bilişim dünyası pazarlamanın önüne yeni trendler kazandırmıştır. Müşterinize içerik sunduğunuz ve doğru iletişim stratejileri uyguladığınız noktada büyümenin engeli yoktur. Ayrıca tanıtımınızı kestiğiniz zaman unutulma riskiniz de olmaz. İhtiyacınız olan bol bol düşünmek, düşündürmek ve yaratıcılığın gücüne inanmaktır. Nasıl başlayacaksınız…yöntem başlıklarına göre faaliyetlerinizi yazın.

4.) Faaliyetlerin sonuçlarını ve zaman planını hesaplayın: Genelde planınız en az altı aydan bir yıla kadar ki bir dönemi kapsayacaktır. Planınızdaki faaliyetlerin her birini zamanlamış olmanız gerekir. Her ay dönüp uygulamalarınızı değerlendirmeniz ve durum kontrolü yapmanızı öneririm. Hedeflerinizi ve amaçlarınızı değerlendirdiğinizde bulunduğunuz noktadan ileriye revizyonlar yapabilirsiniz. Karar verdiğiniz adımları atmış mısınız? Planınızda değişiklik yapmanız gerekir mi? Değişen durumlar var mı? Raporlarınız tatmin edici mi? Tüm bu soruları başarı kriteri gibi düşünüp dürüstçe cevaplamalısınız. Planın işletmenize geri dönüşümü yoksa yeniden planlamaya üşenmeyin.

Önünüzde iş planınız, pazarlama planınız ve sonuçları olduktan sonra yol haritanızı görememeniz mucize olurdu. Gittiğiniz yol içinize siniyorsa devam edin. Sonunda bir uçurum görüyorsanız bilin ki o yolun sonunda bir de kara delik sizi bekliyor. Yani boşa harcanmış zaman, para ve bilinmeyen bir gelecek.

Yorum yapın

Kategorisi Ekonomi, Marketing

WOM – yani Word of Mouth Nedir ki ?

Ağızdan Ağza Pazarlama – Word of Mouth Marketing

Ağızdan ağza pazarlama(WOM): Tüketicinin diğer tüketicilere algılarında ve kararlarında değişime yol açacak bilgi aktarımında bulunması denebilir.

WOM ne işe yarar? Ürünleriniz veya hizmetlerinizin hakkında konuşulmasını ve sohbetlerinizde bu konulara değinmenizi sağlayacak nedenler oluşturur.

Sevgili tüketici; Çıkar bakalım ağzındaki baklayı !

WOM doğal olarak var olan bir pazarlama fenomenidir. Onu oturup çalışmak, sistematikleştirmek veya formülleştirmek mümkün değildir. Hepimizin bildiği bir pazarlama fenomeni olarak ön sıralarda yer alır. Eğer bir marka olarak ağızdan ağza yayılan olumlu bir ürün/hizmetiniz varsa sırtınızın yere gelmesi zor gibidir. Her şey bir anda olur. WOM keskin bir kılıç gibidir. Yalın, basit fakat keskin. Bu yüzden pazarlama dünyasının yöneticileri WOM’ü tanımaya, öğrenmeye, WOM’la yaşamaya mecburdur.

Özet olarak, ağızdan ağza yayılacak bir ürün/hizmet için doğru stratejilerle çalışmak, WOM’u teşvik edecek ve tüketiciyi bu yönde cesaretlendirecek sebepler yaratmak işin püf noktasıdır. Kurumlar müşterilerini memnun etmek için çok çalışırlar. Tüketicileri dinlerler, anketler yaparlar, geri bildirimler alırlar ve tabii ki deneyimlerini paylaşmalarını isterler. Eğer müşterileriniz deneyimlerini gönüllü olarak arkadaşlarıyla, yakın çevresiyle paylaşıyorsa en basit haliyle ağızdan ağza pazarlama gerçekleşmiş olur.

WOM pazarlama açısından insanların deneyimlerini paylaşmaya iter, onların bu yönde hareketini kolaylaştırır. Müşteriniz sizi sizden daha iyi anlatır, değerlendirir ve diğer tüketiciler tarafsız olduğunu bildiği bu yorumlara ve değerlendirmelere her şeyden çok önem verir.

Müşteri velinimettir. Onu kandırmaya kalkan cezasına katlanır!

WOM aldatıcı olamaz ve kapsamı açısından içi boş çıkartılamaz. Bu yönde yapılan her türlü çalışma etik dışıdır ve geri dönüşü negatif olacaktır. Bu da markaya zarar verdiği gibi kurumsal kimlik açısında da kalıcı zararlar doğurabilir.

Tüketicinin zekasına her zaman güvenmek gerektiğini söyleyebiliriz. – Kesinlikle onları APTAL yerine koymaya kalkmayın ! Etik değerlere bağlı pazarlama profesyonelleri her türlü manipülasyonu, taktiksel bilgi yönlendirmelerini, aldatıcı yayınları ve , yalan üzerine kurgulanmış iletişim yöntemlerini reddeder. Ağızdan ağza pazarlamanın en tehlikeli yanı da sahip olduğu bu güçtür zaten. Gerçeklik çoğu zaman WOM’la aynı zamanda yaşanır. Bunları unutmadan yapılacak pazarlama iletişimi çalışmaları da bu gerçeklik üzerine kurgulanmalıdır.

Bütün ağızdan ağza pazarlama teknikleri müşteri memnuniyetine, iki yönlü diyaloga ve şeffaf iletişime dayanır. Temel elementler:

• Hedef kitlenize ürünleriniz ve servisleriniz hakkında eğitmek

• Fikir ve düşüncelerini severek paylaşmak isteyenleri belirlemek

• Bilgi paylaşımını kolaylaştıracak araçlar geliştirmek, sunmak

• Düşüncelerin, fikirlerin ne zaman, nasıl ve nereden paylaşıldığını çalışmak

• Sizi destekleyenleri veya kötüleyenleri, eleştirenleri ya da tarafsız olanları dinlemek ve geri dönmek

Aslında WOM, insanları ürünler veya hizmetler hakkında birbirleriyle konuşmaya iten,cesaretlendiren, yardım eden onlarca pazarlama tekniğini içine alır.

Bazı bilinen WOM tiplerini aşağıda bulabilirsiniz. Bu tabii ki tam liste değildir ve olamaz da. (WOM’un standardizasyonu yoktur ve birçok pazarlama profesyoneli farklı düşüncelere sahip olabileceği gibi bu kavramları başka şekilde veya şartlarla açıklayabilir.)

Bazı WOM çeşitleri;

• Buzz Marketing: İyi tanınan eğlence veya haberleri kullanarak marka hakkında konuşturan pazarlama.

• Viral Marketing: Çoğunlukla elektronik ortamı kullanan ve katlanarak elden ele dolaşan eğlenceli ya da bilgi içeren mesajlarla yapılan pazarlama.

• Community Marketing: Marka hakkında ortak merak ve ilgi alanlarının oluşmasını destekleyen, bunun için çeşitli araçlar sağlayan, içerik ve bilgi sunarak niş topluluklar oluşturan pazarlama tekniği.(kullanıcı grupları, forumlar, fan kulüpler )

• Brand Blogging: Kullanıcıların marka ile olan deneyimlerinin paylaştığı blog sayfalarının yönetimi, izlenmesi.

• Referral Programs: Memnun tüketicilerin arkadaşlarına deneyimlerini tavsiye ederek aktarmasını sağlayan araçların oluşturulması

Ağızdan ağza Pazarlama. . .

Mutlu müşterinin en büyük kazanç olduğundan yola çıkar.

Müşteriye sesini yükseltme fırsatı verir.

Tüketicileri dinler, değer verir.

Topluluklar arası bağ kurulmasını sağlar.

Pazarlama kavramının en doğal formu olan WOM neden şimdilerde gündeme bu kadar çok geliyor ?

Cevabı basit; iletişim teknolojisinin bireyi yeni medyanın patronu yapması. Birey gerçekten kendini yaşıyor, düşüncelerini paylaşıyor ve etki ediyor.

Tüm bunlarda internet sayesinde oluyor. Belki ağızdan ağza değil ama mail atabildiğiniz, fikrinizi paylaşabildiğiniz her alanda aktarımda bulunuyorsunuz.

Bir üründen memnunsanız veya harika bir hizmet almışsanız bunu forumlarda yazabilir, başkalarına akıl verebilirsiniz.

Ya da XXXX çamaşır makinesi aldınız ve dertleri bitmiyor. Reklamına bayıldığınız ve etkilenerek aldığınız aletin gösterildiği gibi olmadığını görünce bismillah diyerek bilgisayarınızı açarsınız önce twitter’a sonra facebook sonra friendfeed, MSN derken bağımsız portallarda, tüketici gruplarında markayı yerden yere vurabilirsiniz.

Bunu da milyonlar okur, arama motorları kaydeder hiçbir yerden söküp atamazsınız.

Neresinden bakarsanız bakın ağızda dolaşan kelimeler markanıza can veriyor. Yeni medya yeni pazarlama tekniklerini zorunlu kılıyor.

Mucize başarı hikayeleri yaratmak artık çok daha kolay, yeter ki ürününüzün veya hizmetinizin buna değeceğini inanan insanlar sizi sahiplensin.

Allayıp pullama devri bitti sevgili üreticiler. Şimdi gerçeklerin doğru bir şekilde pazarlanmasına geçiyoruz. Daha iyisini üretmek için çalışmak sizin göreviniz.

Bunu milyonlara anlatmak pazarlama iletişimcilerinin.

Firmalar İçin Gerçeklik Kontrolü

1. Doğruluk fark yaratır

Artık kötü ürünler üretmenize ya da hizmet vermenize rağmen MUCİZE reklam ajanslarına güvenerek açıklarınızı kapatmayacaksınız.

Tüketicileri maniple ederek satın alma kararlarını değiştiremeyeceksiniz.

Dürüst yaklaşımlar her zaman prim yapacak.

2. Sohbetlerin kontrolü TÜKETİCİNİN elinde

Sizin hakkında konuşma tekeli tüketicide ve bunun için her türlü araç da elinin altında. Onları mutlu etmenin bir yolunu bulmak zorundasınız.

3. WOM’un etkisi çok daha fazla

Birçok bilimsel çalışmanın da kanıtladığı gibi gerçek insanlar en iyi tanıtım araçlarıdır.

Müşterilerinizle çalışmanın bir yolunu bulun artık.  :)

Kaynak: www.womma.orgWord of Mouth 101

Yorum yapın

Kategorisi Marketing

Bir iş fikrinden iş çıkarmak !

Bir iş fikrinden iş çıkarmak !

Genç nüfus oranının tavanlarda dolaştığı bir ülke Türkiye. Kalabalık bir ülkeyiz ve giderek de kalabalıklaşıyoruz. Üstelik toplumun çocuk yapmaya ve gençleşmeye teşvik edildiği bir dönemdeyiz. Çok şanslıyız. Neden mi? Aslında bu coğrafyada kaynak sıkıntısı yok. Ekonomik göstergelere baktığımızda yıllardır büyüyen bir yapı var. Arada krizler yaşıyoruz ama bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Daha hızlı büyüme için daha yeni iş fikirlerine ve bu fikirlerden iş çıkarmaya ihtiyacımız var.

Ya işsizlik? Büyüyen ekonomilerde işsizlik düşük olur. Bizde rekor üstüne rekor kırıyor. Milyonlara varan genç insan çıkış yolu arıyor…para kazanmak, kendi ayakları üstünde durmak daha da önemlisi başarmak, değer yaratmak istiyor. Herkesin aklında iş fikirleri, projeler, projeler ve projeler. Proje kelimesi her yerde. Toplumsal hayatımızın bir parçası olmuş durumda “abi süper bir projem var” cümleciği.

Yeni fikirlerle geliştirilmiş projelere, iş planlarına ihtiyacımız var. Girişimciliğin artması sayesinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmak mümkün. Bu hem ruh meselesi hem de planlama. İşte bu yüzden aklınıza gelen bir iş fikrini projem var diye etrafınıza satmadan önce yapmanız gerekenleri kısaca özetlemek istedim.

Unutmamak gerek.

Fikrin neyse zikrin odur. Ve de…

Akıl akıldan üstündür.

Nasıl iş fikri bulurum?

1. Kendiniz yeni bir fikir geliştirebilirsiniz.

2. Başkasının fikrini kopya çekersiniz.

3. Başkasının fikrini kopya çekip geliştirebilirsiniz.

4. İyi bir fikri satın alabilirsiniz.

5. Hiçbir fikriniz yoktur ama paranız vardır, proje sipariş edersiniz.

Bir numaradan hareket ettiğinizi düşünerek süreçlerinize katkı sağlayacak adımları aşağıda bulacaksınız. Enerji, sinerji, birlikten kuvvet doğar gibi klasik söylemleri hiçbir zaman unutmamak gerek. Tek başına ne başarabilirsin? Potansiyel kişileri ki bunlar dostların, ailen, samimi iş arkadaşların ya da iş yerindeki tüm ekip arkadaşların olabilir sürece dâhil etmekten çekinmemelisin. Yaratıcı fikirlerin, yeni önerilerin kimden geleceğini kimin hangi kapıyı açabileceğini bilemezsin. Yani PAYLAŞ ve beraber GELİŞTİR!

Adımlar;

1. Yoktan var etme. Önce her şey toz bulutuydu ve şimdi süper bir fikrin var!

2. Fikrini ameliyat masasına yatır. Daha derinlere bakmak gerek.

3. Fikir haritasını çıkart. Beyin fırtınası yaparak odaklanacağın noktaları ve yan etkilerini çizerek çalış. Olası yeni fikirleri ve gelişimini görsel bir şema haline getir, tabloları ve matrisleri kullan.

4. Grup çalışması yap ve genel fikir için bir anket düzenle.

5. Grup çalışmasıyla proje fikri ve geleceği hakkında tartış.

6. Sorun ağacını hazırla, çözümleri tartış ve belirle.

7. Büyük resmi çizmeye çalış, fikri ana hatlarıyla toparla.

8. Projenin, ismini, hedeflerini ve amacını yaz.

9. Araştırma ve analizler yaparak bilgi havuzu hazırla.

10. Proje formatına uygun şekilde iş planını yazmaya başla.

11. Pilot çalışma veya örnek faaliyetler gerçekleştir.

12. Bütçe dahil, iş süreçlerini tek tek anlatan iş planını bitir.

1 Yorum

Kategorisi Ekonomi, Marketing

Yaklaşım

Yeni dünyada artık bir işe kapak atıp onun suyunu çıkarmak için çok çok uzun zamanlara ihtiyacınız yok. Teknolojiye ne kadar hakimseniz o kadar çok iş ve başarı şaşırtılacak hızda hayatınıza girebiliyor. Basit bir web sitesinden milyarder olabilme ihtimaliniz de var msn’de saatlerce kız peşinde koşturup fırsatı kaçırma da…

Benim işlerim ise yaratıcı ve yenilikçi içeriği ile tartışma yaratacak zeki ve de saygın bir duruş sergilemeli.

Ne yaparsanız yapın karakterinize boyun eğin.

Herakliatos’un sözünü hatırlayın; “KARAKTER SENİN KADERİNDİR”

Yorumlar kapalı

Kategorisi Genel